selenintech@hotmail.com

Havva’nın Üç Kızı

Elif Şafak;

Kendi zarif, kalemi kuvvetli kadın. Hem yabancı, hem alabildiğine bizden. Eserleri birçok dile çevrildi. Gerek yurtdışında gerek Türkiye’de 2009 yılında çıkan “Aşk” kitabıyla büyük bir başarı yakaladı. Her kitabı bende “Aşk” kadar büyük bir heyecan uyandırmadı ama bu kitabı için “Aşk” kadar güzel duygular hissedeceğime inanıyorum.

3 yıl gibi süre alan bir boşluktan sonra geldi “ Havva’nın 3 Kızı”. Kitabı okumadan birçok yorumla karşı karşıya kaldım. Ön yargılı davranmadan kitabı elime alacağıma söz verdim. Kitabı okumaya yağmurlu bir günde başladım. Belki de böyle sıkıcı havalara iyi gelir, içime çiçek açtırır diye aldığımı anımsıyorum.

Kitabın bir iki sayfasını okuduğumda gözlerindeki hüznün, dilinin hiç değişmediğini, o sayfaları zarif kelimeleriyle kuşattığını gördüm. Bilindiği gibi Şafak, ilk İngilizce olarak yazıyor kitaplarını daha sonra Türkçeye çevriliyor. Bu da bizleri ürkütüyor sanırım. Çünkü yabancı bir dili Türkçeye çevirmek aynı samimiyeti, aynı hissi uyandırmayacak düşüncesine kapılıyoruz. Bu düşünce kırılmış bence bu kitapta. 16. Romanı olan “Havva’nın 3 Kızı” kitabın ilk baskısı 200 bin adet yapıldı ve bu rakam 3 ay gibi bir sürede 3 katı kadar arttı. Gelgelelim kitaptan bahsetmeye; 3 kadından bahsedildiği büyük puntolarla seriliyor gözümüzün önüne. Klasik Türk aile kızı olan Peri Nalbantoğlu’yla başlıyor hikaye. Babası Atatürkçü, annesi fazlasıyla dindar, sol ve sağ görüşle ikiye ayrılan iki abi. Mutsuz, annesi ve babasının arasında kalan keyifsiz bir ruh Peri. Babası dünya düşkünü, annesi her ibadetini yapan, solcu abisi hapiste olan ailenin tek kızı.

418 sayfalık bu kitap 80’li yılların aynasını tutuyor bizlere. O yıllarda yaşayan klasik bir Türk aile yaşantısını önümüze seriyor. Zaman makinesinde yolcu hissiyatı uyandırıyor bu kitap bizde.

Kitap Peri ile sınırlı kalmıyor elbette. Havva’nın diğer kızları Şirin ve Mona. Birbirine zıt, düşünce tabiatlarına aykırı 3 kadın. Allah yolunda düşüncelere boğulan Peri, kendine inanan Şirin ve Allah’a inanan Mona. Farklı inançlara sahip 3 kadının özeti. Ve tabi kitabın başkahramanlarından Azur, farklı inançlara sahip olan Peri, Mona ve Şirin’in kimseye benzemeyen Azur karakterinde kesişen hayatları…. Kitapta günlük olaylar, karakterler, aşk ve düşünce var. Bir Türkiye özeti bence. Elif Şafak; dünyayı, kadınları, düşünceleri, çatışmayı almış ele. Çoğu romanı gibi sonu Allah’a varıyor. Gelin bir de kitabın çarpıcı sözlerine yer verelim;

Böyledir işte, asırlardan bu yana… Sen misin fazla konuşan, had hudut tanımayan, adaletsizliğe başkaldıran, evvela dilin gider bu topraklarda. Yitirirsin kelimeleri, etinden et çekilmiş gibi cımbızla.

Ölene dek lal kalacağım. Zira ölü bir şair kifayetsiz bir şaire yeğdir.

Ne var ki dua etmenin hesaba katmadığı bir zorluğu vardı: Tek seslilik gerektiriyordu. Başından sonuna kadar tek, tutarlı bir çizgi.

Büşra Topal

share post :

Leave a Reply