selenintech@hotmail.com

Kızgibikodla İle Röportaj

Bildiğiniz üzere yazılım sektöründe kadın okuyan/çalışan oranı erkeklere kıyasla daha az. Halbuki dünyanın ilk bilgisayar programcısı bir kadınken! Biyografisini incelemek isterseniz yazının sonuna link bırakıyor olacağım. Tüm tabuları yıkmak adına sevgili Gülcan namı-diğer Kızgibikodla kendi deneyimleri aktardığı bir site ve Youtube kanalı açmış. Genç kızlarımıza ilham olmak, sektörü bir kadın olarak en iyi şekilde temsil etmek için. Bugün keyifle gerçekleştirdiğimiz sohbeti okuyacaksınız. İyi okumalar !

1)Merhabalar Gülcan bize biraz eğitim hayatından bahsedebilir misin?

Eğitim hayatım bir hayli çetrefilli geçti.Liseyi anadolu teknik lisesinde bilişim teknolojileri bölümü okuyarak tamamladım. Ana dalım veri tabanıydı. Daha sonra üniversite sınavlarında İzmir’de bilgisayar/yazılım mühendisliklerinden birini kazanamayınca direk geçiş hakkımı kullanarak Ege Üniversitesi Meslek Yüksek okulunda bilgisayar programcılığı okudum. Sonrasında Dikey geçiş sınavına girdim ve İzmir Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümünü burslu kazandım. 2 yıl IZU’da eğitim aldıktan sonra 15 Temmuz olaylarında dolayı okulum kapandı. 3 ay hiçbir okulun öğrencisi değildim. O üzüntümü size anlatamam, hayattaki en kıymet verdiğim eylem, eğitim hayatım bir anda elimden alınmıştı, bir gün önce öğrenciyken bir gün sonra öğrenci değildim ve ne olacağımız belli değildi… Sonra şansımı deneyerek Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hasan Ferdi Turgutlu Teknoloji Fakültesi’nde Yazılım Mühendisliği bölümüne Yatay Geçiş yaptım. Ne şanslıydım ki, o yıl 3.sınıf öğrencisi olarak Yatay Geçiş ile yalnızca bir öğrenci alıyorlardı, o da ben oldum. 2016 yılından 2018 yılına kadar da bu okulda lisans eğitimimi tamamladım. 2018 Haziran ayında da nihayet bu zorlu yolculuğun ardından mezun oldum 🙂

 

2)Hangi yazılım dillerini biliyorsun ve en çok hangisini seviyorsun?

Liseden beri belli başlı programlama dili ile tanışma imkanım oldu. İlk öğrendiğim programlama dili Visual Basic’di. C, C#, Java, Python, Dephi, PHP, HTML/CSS, ASP.NET MVC hatta Pascal bile gördüm ben.Hangi programlama dilini seviyorum derseniz, ben hiçbir programlama dilinin fanatiği olmadım eğitimim ve iş hayatım boyunca, hepsini sanki her an kullanacakmışım gibi düşündüm hep. Nitekim belli projelere göre de farklı dilleri kullanmam gerekebiliyor. Ancak kendimi evimde gibi hissettiğim programlama dili Java’dır, pek severim. 🙂

3)Yazılımcı olarak çalışmanın incelikleri nelerdir?

Yazılım, zaten bünyesinde incelik barındıran bir kavram. Ben yazılımı, annelerimizin/anneannelerimiz işlediği kanaviçelere benzetirim. Nasıl ki onlar da her bir deseni ince ince, el emeği, göz nuru işliyorlarsa, biz de bir projenin işlevsel/kullanılabilir olması için o denli ince eleyip sık dokumaya özen gösteriyoruz. Nasıl ki o el işleri, insanda keyif verici güzel hisler uyandırmayı ön planda tutuyorsa, biz de kodları makine için değil insan için yazıyoruz. Çünkü makineye neyi nasıl yapacağını her şekilde söyleyebilirsiniz. Ancak kurgusu ve düzeni ince düşünülmüş bir uygulama geliştirirseniz, siz ve sizden sonra o kodu kullanacak insanlar zamandan/maliyetten tasarruf ettirmiş olur.

4)Staj yapacağın yeri seçerken nelere özen gösterdin, birkaç tavsiye verebilir misin?

Lise 3’ten beri staja gidiyorum. Staj yeri için çok büyük arayışlara ve büyük sıkıntılara girdiğimi hatırlamıyorum aslında.Lise yıllarıma dönerek anlatmam gerekirse, ilk staj yerimi kuzenimin bir tanıdığının web tasarım firmasında yapmıştım sene 2010. Açıkçası yaşım küçüktü, pekte ciddiye alındığımı söyleyemeyeceğim. Genelde çay dağıtır, bulaşık yıkardım. Arada da web tasarımı yapan “abilerin” yanına oturur ne yapıyorlar diye bakardım. 2011 yılında lise sonda tekrar staj yaptım. Bu seferki staj yerini okuldaki öğretmenlerim bulmuşlardı. Orada da bazı photoshop işleri, network ile ilgili bazı bağlantılar, jak çakma vs. onları öğrenmiştim.Ön lisansımın son senesinde gittiğim staj yerini çeşitli yerlere mail atarak bulmuştum. İzmir/Konak’ta bir firmaydı. Öyle büyük bir ofis değildi ama ilk wordpress websitemi orada kurmuştum. Kendimi harika bir yazılımcı gibi hissettiğimi hatırlıyorum 🙂

Lisans eğitimim süresince de hep part-time şekilde çalışmaya başladım. 2 yıl Ege Üniversitesi Teknopark’ta e-ticaret yazılımları geliştiren bir firmada ücret almadan gönüllü çalıştım. Ofis yaşamına, yazılımcı jargonlarına, programlama dillerine hakimiyetim gelişti. Mesleki özgüvenimi bu esnada kazanmaya başladım. 3.sınıfın sonunda ise 9 Eylül Teknopark’ta çalışmaya başladım. Sene içinde çalıştığım için sene sonu stajlarını da bu firmalarda yaptım.Son yılımda, 4 aylık uzun dönem stajım vardı. Bu stajı Hugo Boss Tekstil Firmasının IT Departmanında büyük veri ekibi ile çalışarak tamamladım. Bu firma ile olan irtibatımı CBU’nun Facebook grubundaki paylaşımlar üzerine firmaya başvuru yaparak kurdum. Hugo Boss yetkilileri okulumuzu ziyarete geldiler, istekli öğrencilerle mülakat gerçekleştirdiler. Sonrasında ön mülakatı geçenler ikinci mülakata çağırıldı, daha sonra ise stajyer öğrenci olmaya hak kazandım. Şimdilerde mezunum ve hala Hugo Boss firmasında çalışmaktayım.Sizler de staj yerlerinizi gelecekte çalışmak istediğiniz alanlar ile ilintili biçimde seçerseniz, okuldan sonra orada çalışma imkanı bulabilirsiniz. Genellikle benim gördüğüm staj yaptığı yerde çalışmaya devam edenlerin sayısı bir hayli fazla.

 

5)Kod çalışırken tercih ettiğin çalışma yöntemlerinden bahsedebilir misin?

Algoritma mantığını ilk öğrenmeye başlarken her şeyi adım adım sürekli kağıda yazardım. Hala yeni öğrendiğim her şeyi önce yazarak çalışırım.Herkesin bir şeyi anlama yöntemi olduğu gibi benim yöntemim de yazarak çalışmaktı. Nitekim hem lisede hem de üniversitede programlama ile ilgili derslerde yazılı sınav olurduk, bilgisayar başında uygulama sınavları çok çok azdı. Bu sebeple kağıda yazarak çalışmanın çok ekmeğini yedim. Ancak hem kağıda yazıp hem de klavyeyle pratik yaparsanız, kendinizi çok daha hızlı ve etkili biçimde geliştirmiş olursunuz.

6)Kod yazmayı kendi başına öğrenmeyi tercih edecekler için önerilerin var mı?

O kişilere önerim, önce algoritma nedir? Nasıl tasarlanır mantığını özümsemeleri. Bunun için çeşitli kitaplar ve eğitim kaynakları mevcut.Sonrasında kendilerine yakın gelen bir programlama dilinde basitten başlayarak bazı ufak çaplı uygulamalar geliştirmeyi denesinler. Daha sonra Nesne Tabanlı Programlama metriklerini öğrensinler. Ardından bu metrikleri kullanabilecekleri, daha önce yapılmış bir projeyi veya hayal ettikleri bir projeyi hayata geçirmeyi denesinler. Bu onları epey geliştirecektir.Sonraki adım ise tasarım desenleri, en iyi uygulama yöntemlerini (best practice) öğrenerek devam edebilirler… Ama ben kendi kendine öğrenmenin yanında bir de bir üniversite eğitimi almalarını tavsiye ederim. Tek başına kendini geliştirmenin, bu işin okulunu okumak kadar etkili olmayacağını düşünenlerdenim.

7)Yazılım sektöründe kadın-erkek dengesini nasıl sağlayabileceğimizi düşünüyorsun?

Ben yazılım sektöründeki kadın-erkek istihdamı tutarsızlığının gün geçtikçe azalacağını ön görüyorum. Nitekim azalıyor da. Çünkü geçmiş yıllara kıyasla kadınlarımız/genç kızlarımızın mesleki özgüvenleri giderek yükseliyor. Anadolu’da kız çocuklarının okutulmasının önemine dair bilinç artıyor.Ben kadın yazılım mühendislerinin veya mühendis adaylarının azlığına sebep olan etmenlerin bir kısmını, ülkemizin bazı kesimlerindeki ailelerin psikolojik kısıtlarına, diğer bir kısmını da “kadının” kendi psikolojik kısıtına bağlıyorum.Örneğin ben de staj yaptığım yıllar boyunca hiç çalışan bir kadın yazılım mühendisi ile tanışmamıştım. Ve bu benim uzun yıllar “acaba kadınlar gerçekten bu iş için uygun değil mi?” ön yargısını düşünmeme sebep olmuştu. Bizler ne kadar çok artar ve örnek teşkil edersek, yazılımcı kızlarımızın da hevesi bir o kadar artacak diye düşünüyorum. Bu uğurda her bir kadın mühendis/ mühendis adayı elinden geleni ardına koymamalı diye düşünüyorum. Çünkü bu sektörde kadın ve erkek birlikte tamamlayıcı ve güzel.

8)Kızgibikodla web sitesi fikri nereden çıktı, ilerleyen senelerde ne gibi projeler düşünüyorsun?

Mesleki özgüvenimin düşük olduğu yıllardaki “yıkık” psikolojiyi çevremde birçok kız arkadaşımda gözlemliyordum. Çevremde hiç kadın mühendis çalışan yoktu ve sürekli erkek egemen firmalarda çalışmaktan irite olmuştum. Tüm derslerim iyi olmasına rağmen bu yanılgıya sık sık düşüyordum. Sonrasında bunun temel ve çevresel bir sorun olduğu bilincine vardım.Mesleki özgüvenimi kazanmaya başladığım an, geçmiş yıllarda yaşadığım “yıkık” diye tabir ettiğim “ben bu mesleği yapamayacak mıyım?” telaşımın yersiz olduğunu gördüm ve benim gibi karamsar psikolojiye bürünmüş arkadaşlara “çabalayın, kimseden farklı değilsiniz” diyebilmek, motivasyon sağlayabilmek adına böyle bir girişime başlamış bulundum.Gelecek için planlarımı ise yaşayarak görmeniz taraftarıyım 🙂

9)Kendini 3 cümle ile bize anlatabilir misin?

İlk cümlem, Sayın Aziz Sancar’ın bir cümlesi. Ben de o cümleyi çok benimsiyorum; “Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum, bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum”

“Kendini keşfetmeden başkalarının seni keşfetmesini beklememelisin.”

“Who “RUN” the world? – GIRLS!  :)”

10)10 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Uzun vadeli planlar yapmayı sevmiyorum. Hayallerim hep var ama genelde bulunduğum zaman diliminden keyif almaya bakıyorum. Herkese de tavsiye ederim.

 

Okumak isterseniz http://www.kizgibikodla.com/news/ada-lovelance/  –  https://onedio.com/haber/dunyanin-ilk-bilgisayar-programcisi-teknolojinin-tarihini-degistiren-kadin-ada-lovelace-705388

 

 

Kızgibikodla&Selen Demir

share post :

Leave a Reply