selenintech@hotmail.com

KreatifBiri ile Röportaj | #startupmutfağı

Bu gün #startupmutfağı serimizin ikinci yazısı ile devam ediyoruz. KreatifBiri platformunun kurucusu aynı zamanda arkadaşım olan Enes ile harika bir röportaj gerçekleştirdik. Sizi bu güzel röportaj ile baş başa bırakıyorum. İyi okumalar !

1)Selamlar Enes, bize biraz kendinden ve girişimcilik yoluna giriş hikayenden bahsedebilir misin?

Merhabalar, ben Odin Enes ÖZLEN, 21 yaşındayım, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okuyor sayılırım. Okuyor sayılırım çünkü bölümüm üzerinden ilerlemeyi düşünmüyorum.

Bol bol yazan ve okuyan biriyim. Özellikle hikâye yazmayı çok seviyorum. Bu sıralar bir tık daha ileri gidip bir roman yazmaya başladım. Bunların dışında da bağlama çalıyorum, yan flüt öğreniyorum ve yeni şeyler izlemeye, dinlemeye bayılıyorum.

Girişimciliğe giriş hikayem ise aslında küçüklükten beri sürekli bir şeylere girişme huyum ile başlıyor. İlkokulda farklı deneyler yapardım. Oyuncaklarımın elektronik aksanlarında değişiklikler yaparak onların farklı işlevlere bürünmesi için çalışırdım. İlk para kazandığım ama girişim diyebilir miyiz emin olamadığım şey ise ortaokuldayken oyunların hilelerini öğrenip arkadaşlarımıza onları satardık. Bir ekibimiz bile vardı, ben de o dönem teknik kısımları hallediyordum 🙂

Profesyonel olarak ise girişim serüvenim ise çok spontane bir şekilde KreatifBiri ile başladı. Onun hikayesi de diğer soruda 🙂

2) Bize biraz KreatifBiri’nin kurulma hikayesinden bahsedebilir misin?

İstanbul’a geldiğim ilk sene, hazırlık sınıfındayken tesadüfen yolum bir okul dergisiyle kesişti ve yazarlıkla ilgilendiğim için direkt ekibe girdim. Daha sonra da o dergiyi referans göstererek büyük bir teknoloji haber sitesinde gönüllü stajyerlik yaptım. Bu stajyerlikte web sitesi nasıl yönetilirden, Youtube için video editlerken ses cızırdamadan nasıl yükseltilebilir gibi yüzlerce şey öğrendim. (Küçük bir dipnot bir buçuk ay süren bu süreçte haftada en az 3 gün 4 taşıtla 2 saatlik yolculukla her gün ofise gittim ve tüm öğrenmelerim kendi çabam sonucu oldu. Patronlarım sadece sen istersen biz öğretiriz dediler.)


Yaz tatili geldiğinde ise canım çok sıkılıyordu ve elimde bir miktar para vardı. Parayı değerlendirebileceğim yerleri ararken “neden öğrendiğim şeyleri insanlara aktarıcı (en iyi öğrenme öğretmektir mottosundan yola çıkarak) profesyonel bir web sitesi kurmuyorum?” diye düşündüm. Sonrasında da hemen araştırmalar yapıp kendi kişisel bloğumu açtım.

Blog kısaca insanların yaratıcılığını arttırıcı içerikler ürettiğim klasik kişisel bir blogtu fakat ben blogtaki yazılarımı sosyal medyada sürekli gerilla pazarlama usulüyle paylaşınca blogum popülerleşmeye başladı. Sürekli mailler almaya başladım; “çok güzel iş yapıyorsun”, “genliğe dair umutlarımızı arttırıyorsun”, “ekibi büyüt, daha fazla içerik olsun”. En son Çin’e gitmiş bir Türk’ten de mail alınca neden işleri büyütmüyorum diye düşünerek başladı aslında KreatifBirinin hikayesi.

3) Bir zamanlar benim de yazarlarından biri olduğum KreatifBiri platformu için yazar alım süreci nasıl işliyor bundan bahsedebilir misin?

Tabii, biz en başından beri bir eleme sitemi ile ilerledik çünkü daha önce de benzer bir platform kurup batırmıştım. Oradaki tecrübelerimden yola çıkarak kurduğumuz sistemi iki aşama yaptık.

İlk aşama (zamanla değişti sıralama) gelen kişinin ekibe uygun olup olmadığı. Yani KreatifBiri’nin ne olduğunu anlamış mı? Kendini nasıl ifade ediyor? Neden KreatifBiri’ne başvuruyor? Gibi soruların cevabından oluşuyor aslında. Bu süreç tüm ekibe alımlarımızda olan bir süreç.

İkinci aşama ise örnek bir yazı (bazen bir yazı daha isteyebiliyoruz) talep ediyoruz yazar adaylarından. Bu yazıda da özgünlükten imla kurallarına kadar birçok konuya bakıyoruz. Buna bakan kişiler de hem KreatifBiri ekibinden birkaç arkadaşımız hem de dışarıdan bir okuyucu gözü olması açısından KreatifBiri’nden olmayan birkaç arkadaşımızdan oluşuyor. Onların yaptığı değerlendirmeye göre seçimimizi yapıyoruz.

4) Bir startup olarak destek programlarından bir fayda gördünüz mü, gördüyseniz nasıl bir destek gördünüz?

İlk olarak biz İstanbul Ticaret Odası’na bağlı Bilgiyi Ticarileştirme merkezinin ön kuluçkasına kabul aldık. Burada ikinci dönemimiz devam ediyor şu an. Burada mentörlük, danışmanlık, ofis ve eğitim gibi klasik kuluçka destekleri aldık. Kişisel olarak ben eğitimlerden çok çok fazla şey öğrendim. Yani öğrendiğim bilginin ucu bucağı yok diyebilirim. Ayrıca buraya kabul almasaydık şuan gelir elde ediyor olmazdık ve başarılı bir konumda yer alamazdık.

Bunun dışında da bahsetmek istediğim kişisel bir şey daha var, ilk defa burada açıklıyorum 🙂 Biz girişim olarak konumlanmaya başladığımızdan beri İTÜ Çekirdek’e 4 defa başvurduk, 2 defa sunumlara çağrıldık, 4’ünde de reddedildik. Birçok girişimci için bu çok kötü bir durum çünkü ülkenin en iyi kuluçka merkezi 4 defa seni reddetmiş, yani sen desteklenmeye değecek bir girişim değilsin demek oluyor bu. Fakat ben olaya hiçbir zaman böyle bakmadım ve her reddedilişimde nasıl bir yanlış yaptığıma odaklandım. Sunum yapmayı ben Çekirdek’te reddedile reddedile öğrendim. Sunumlarda gelen o terletici sorularla KreatifBiri’ni her seferinde pivot ettim. Kısacası reddedildiğimiz destek programlarının da bize çok katkısı oldu 🙂

5) Girişimciliğe atılmak isteyenlere önerilerin nelerdir?

İlk olarak söylemek istediğim evet biliyorum girişimcilik ülkemizde şu an çok popüler, evet yeni akım, evet kendi işinin patronu olmak gibisi yok ama herkes bu popülerliğin peşinden gitmeli diye bir kaide yok! Herkes girişimci de olamaz, girişimcilik birçok yetkinlik gerektirir. Ayrıca girişimcilik sizi daha kolaya ulaştıracak bir şey de değil, tam tersine çok zor bir yol. Bu yol çok da riskli bunların bilincinde olsun girmek isteyenler.

Bir diğer konu da eğer girişimci olmak istiyorsanız, gece gündüz (gerçek manada) çalışmayı, yüzlerce kere dibi görmeyi, yüzlerce defa reddedilmeyi, kimsenin size inanmayacağını, etrafınızdaki her şeyin ama her şeyin sizi pes ettirmeye yönlendireceğini bilin. Eğer girişimci olmak istiyorsanız pes etmek ne demek bilmemelisiniz. Ben KreatifBiri sürecinde onlarca defa tek başıma kaldım, dibi çokça gördüm ama hep pes etmedim ve bence asıl anahtar kelime bu. Bir diğer anahtar kelime ise kendinize inanın, güvenin. Böylece hem kimseye ihtiyacınız olmuyor bu konuda hem de siz kendinize inanırsanız diğer insanlar da inanır, siz kendinize güvenirseniz diğerleri de güvenir. Dediğim gibi ilk siz kendinize güvenmelisiniz, siz kendinize inanmalısınız…

Son olarak söylemek istediğim ise kendi sağlığınızı ve mutluluğunuzu hiçbir şey ama hiçbir şeyin önüne koymayın. Ben bu hataya 2018’in son 4 ayında düştüm. Tüm odağımı girişimime çevirdim ve kendimi bile ikinci plana attım. Peki ne mi oldu sosyal medyadan takip edenler bilir 4 aylık yoğun kendimi yorma dönemim sonucu çok ağır migren atakları geçirmeye başladım, 21 yaşında bir gözüm aniden 1.75 astigmat oldu, iki diş dolgusu yaptım ve daha birçok sağlıksal sorun geçirdim. Psikolojik hasarları söylemiyorum bile. Bu acı süreçten sonra öğrendim ki bu hattaki en önem şey ben’im, benim sağlığım ve benim mutluluğum. Bunu fark ettiğimden beri tüm her şeyim çok daha güzel ve yolunda 🙂

6) KreatifBiri ve kendin için ileriye dönük hedeflerin var mı?

Elbette çokça var. KreatifBiri’ni ilk olarak reelde de insanlara dokunabilen, onların bilgilenmesini, yaratıcılığını arttıracak ve bu ülkeye faydalı birer birey olmalarını sağlayan büyük bir platforma çevirmeyi hedefliyoruz.

Yakın dönemde ise sesli (podcast) ve yazılı içeriklerin yanında video içerikleri de üretmeyi istiyoruz, planlıyoruz. Önce Türkiye’de daha sonra da dünyada kendini yetiştirmek, faydalı olmak, öğrenmek ve fark yaratmak isteyen herkesin kendine ait bir şeyler bulabileceği en büyük platformlardan biri olmayı hedeflemekteyiz.

Kişisel olarak ise yıllar öncesinden tüm geleceğimde belli kademelere hedefler koymuştum; kendi şirketimi kurmak, şu yılda ilk unicorn şirketimin olması, 35 yaşında emekli olmak gibi gibi… Fakat bu son birkaç ayda anladım ki biz ne kadar çok istesek de planlar/hedefler değişebiliyor, çok keskin olmamak lazım.

Bu yüzden bazı hedeflerim değişti bazıları silindi ama şu an elbette kendime belirlediğim hedeflerim var. İlk olarak önümüzdeki Haziran ayına kadar uzun süredir aklımda olan yeni bir girişim kurmak, sonrasında dil için bir süre yurt dışında kalmak hedeflerim arasında. Biraz daha ileriye dönük olarak biyoteknoloji alanında bir girişime girişmek. Son olarak da 35 yaşında emekli olmak. Evet bu konuda hala ısrarcıyım 🙂

7) Son olarak herhangi bir konuda söylemek istediğin bir şey var mı?

Bu röportajı okuyan herkese kısaca birkaç şey söylemek istiyorum. Hayattaki en büyük hedefiniz saf mutluluğu bulmak olsun ve inanın bana başarı tek başına mutluluğu getirmiyor. Ben bu acı gerçeği herkesin imkânsız dediği bir şeyi gerçekleştirdiğimde kutlayacak bir kişi bulamadığımda fark ettim. Hayatınızda mutlaka sizi anlayan, destekleyen, yanınızda olan birileri olsun.

Bu güzel jest için başta sana ve sonuna kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim 🙂 Ayrıca senin kendi girişimcilik yolculuğunda da başarılar dilerim, yakın takipteyim 🙂

Bu güzel röportaj ve iyi dilekleri için arkadaşım Enes’e çok teşekkür ediyorum.

KreatifBiri’ni ziyaret etmek isterseniz tıklayın.

Enesi sosyal medyadan takip etmek için @odinenesozlen

Leave a Reply